Kadın Olmak

image

Öncelikle tüm kadınlarımızın , kızlarımızın, annelerimizin , anne adaylarımızın kadınlar günü kutlu olsun . Her kadın bir emektir .Kadın savaş verir sevdikleri uğruna . Korur , kollar , sever , bağışlar . Kalbi kırılır , kendi tamir eder . Alttan alır , içine atar , yansıtmaz kimseye yarasını . Kadın olmazsa dünyadaki dengelerin nasıl değişeceğini bir düşünsenize . Her şeyin tersine döndüğünü .

Okumaya devam et “Kadın Olmak”

Emektar Disney’e Sevgilerimle…

image

Küçükken hem de çok küçükken herkes kendine minik de olsa bir hayal dünyası kurmuştur . Ve bu hayal dünyalarımızı küçük mavi şirinlerden tutun da beyaz atlı prenslere kadar her türlü hayali unsur süsler. Misal benim hayal dünyamı süsleyen şeylerden en büyüğü küçük deniz kızı hikayesidir. Nedenini bir türlü kavrayamamış olsam da Disney yapımı her şey hayal dünyamda yer ediniyor ve benim mutlu olmamı sağlıyordu. Yakışıklı prensler , masum prensesler , kötü kalpli cadılar vs.

Okumaya devam et “Emektar Disney’e Sevgilerimle…”

Biraz Barış ve Biraz Özgürlük-1

Korkuyorum …
Herkesin en az bir korkusu vardır . Kimisi böcekten, kimisi başarısızlıktan korkar. Peki ya ben ? Ben hayallerimi gerçekleştirmeden , insanlara faydalı olamadan, insanlar uğruna savaşmadan ölmekten korkuyorum . Başkalarının çıkar kavgası yüzünden başka  insanların ölmesinden korkuyorum.  On altısına yaklaşmış bir kızın endişesi bunlar olmamalı . Taptaze  hayalleri ile mutlu olmalı insan . Peki bu kirli dünyada buna izin var mı ? Her gün bir canın daha göçüp gittiği bu dünyada . Her gün milyonlarca insanın vahşice katledildiği bu dünya …

Yaşıtlarıma kıyasla, genelde daha farklı oldum onlardan. Onlar toz pembe hayaller kurarken ben her zaman hayalleri için savaşmayanları, buna olanakları olmayanları düşündüm . Bu bana sadece acı ve huzursuzluk kattı . Nasıl mı ölmek isterim ?

Denizler gibi …

Neden mi korkuyorum ? Etrafta umarızca gezen tecavüzcülerden korkuyorum . Her otobüse bindiğimde, tek başıma gezdiğimde birinden bir şey gelecek diye korkuyorum . Dünyanın sonsuza dek böyle kalacağından korkuyorum . İleride çocuklarımın iğrenç bir dünyaya gözlerini açmasından korkuyorum . Çocuklarımın neden bu dünyaya geldim diye hayatı sorgulamalarından korkuyorum .

Çok mu şey istiyorum ?
Birazcık barış ve birazcık özgürlük …
image

Masum Sevgilerin Anısına

Boş beyinler ve sahte insanlar …
Hep mi vardılar yoksa . Nasıl yaşadılar ? Hep sahte sevgiyle doldurmaya çalıştılar kalplerini.  Halbuki aramadılar gerçeği . Peki gerçek neydi ? Gerçek bir güneşin doğuşuydu , bir insanın sevişiydi . Peki her şey nasıl oldu da basitleşti ? Sadece sevgi , nerede şimdi ?

Kimse bilemedi…

KİTAPLAR VE AMAÇLAR

   

Ne kadar günümüz insanı kendine entellektüel bir hava katmaya çalışıp , kitap okuduğunu savunsa da aslında gerçekler hiç de öyle olmuyor . Artık insanlar kitabı bir süs aracı olarak görüyorlar . Halbuki kitap bilgiye olan açılığımızı doyurmak , gönüllerimizi ısıtacak bir yuva görevi taşır.
      Belki çok abartıyor diyebilirsiniz . Ancak kitabın aslında sanıldığından daha değerli olduğu apaçık ortada .            
      Artık kitaplara verilen değerin neden azaldığı konusundaki birkaç fikrimi burada açmak istiyorum . Modern çağda yaşıyoruz ve artık her şey elimizin altında . Her bilgiye her yeniliğe kolayca ulaşabiliyoruz . Ancak biz bu olanaklarımızın yeterince farkında mıyız ? Artık yaklaşık herkesin elinde akıllı telefonlar her dakika ve her saniye baş ucumuzda , elimizde , cebimizde. Ben teknolojiye karşıyım ve asla kullanmam gibi bir şey asla söyleyemem , ben de en az herkes gibi aktif bir sosyal medya kullanıcısıyım ve açıkçası bundan pek de hoşnut değilim. Ben de kendimi bu konuda eleştiriyorum pek tabi ki . Keşke herkesin elinde akıllı telefonlar yerine kitaplar , gazeteler ve dergiler olsa .
Tekrar söylüyorum asla ama asla teknoloji karşıtı bir tip olmadım ve de yaşım itibariyle böyle olmam güç . Ancak şunu söyleyebilirim küçüklüğümden beri kitaplara aşık bir insan oldum . Kitaplar her zaman benim dostlarım olmuştur .
Çok klişe gibi gözükse de , bir kitap gerçekten de en yakın arkadaşınız konumuna geçebiliyor . Her yere onu götürmeye başlıyor ve de her yerde onu okuma arzusu ile yanıp tutuşuyorsunuz.
Beni kitap okumaya aşık eden kitaptan biraz bahsetmek isterim. Eminim çoğu çocuğun kitaplardan nefret ettiği bir dönem olmuştur. Ben de bu çocuklardan biriydim. Okumayı kolay sökemedim ve bu da benim kitaplarla olan mesafemi daha da açıyordu. Hatta birinci sınıfta , sınıf öğretmenimizin yaz tatili için verdiği kitabı okumayıp üstüne de öğretmene kaybettiğimi söylemiştim . Sanırım kitap Alice Harikalar Diyarında’ydı.
Beni cidden bu aşka sürükleyen ilk kitap serisi PITIRCIK olmuştur . Yedi yaşımdan beri kitap fuarına giderim . Ancak 2009 senesi benim için bir dönüm noktası olmuş ,kitap fuarına anlam katmıştır. Pıtırcık’a da 2009 senesi başlamıştım. O seneden sonra kitap fuarı benim için anlamlı bir hal almıştı.
Kısacası kitapları isterseniz bir dosta , isterseniz bir sevgiliye isterseniz de bir yoldaşa benzetin. Onlar bizi biz yapan temel unsurlardır…

RENNÈ GOSCİNNY ‘ e TEŞEKKÜRLER…

Aptal Lidyalılar

Günümüz insanı . Boş beyinlerini ve kalplerini maddi varlıklarla doldurmaya çalışan insanlar … Gönül ister bir çocuğun kalbi ile doyabilsin kalpler , bir çiçeğin acısı ile mutlu olsun evren …
Ancak durum o kadar vahim ki , doymuyor arsız ruhlarımız.
  Peki bu doyumsuzluğun sebebi nedir ? Insanlar  neden mutluluğu satın almaya çalışıyorlar ?
    Tüm bunların sebebi Lidyalılar öyle değil mi?